Kıymet GÜNDOĞDU’dan Gezi Güncesi (Varda Köprüsü)

Kıymet GÜNDOĞDU’dan Gezi Güncesi (Varda Köprüsü)

VARDA KÖPRÜSÜ, YENİCE de İNÖNÜ, CHURCHİLL GÖRÜŞMESİNİN YAPILDIĞI BARIŞ VAGONU, KÖMÜR İMALATÇILARI. (TORAKÇILAR)
21 Ocak 2018 Pazar günü Saat 06:30

Sabah 6:30. Sabahın alacakaranlığında biz MFD üyeleri ışığın peşinden koşmak için iki minibüs dolusu yola koyulduk. Daha tan yeri bile ağarmadan kendimizi Tarsus’da dünyanın hiçbir yerinde benzerine rastlanmayan sadece bizim kültürümüze özgü olan sıkma börekçide bulduk. Barakadan bozma bir yere girdik, sobaların üzerinde çaylar demlenmiş, kadınlarımız sıkmaları bir taraftan yapıyorlar, diğer taraftan pişiriyorlar ve sarıyorlar. Sabah sabah sıkma mı yenir? diye sormayın; keyfimize diyecek birey yok. Henüz gün doğmamıştı Salbaşı köyüne vardığımızda. Sokaklar sakin ve sessiz, köyün insanları yeni uyanıyor. Horozlar ağaç dallarına tünemişler, kuş gibi uçmasını bekliyoruz. Elimizdeki makinalarımızla bir gözümüz bakraçta diğer gözümüz pusuda; bir arkadaşımız da horozu uçurmaya çalışıyor. Bizim gürültümüze ev sahipler balkonda göründü. Herkes bulunduğumuz yerden, oradan uzaklaşmıştı. Bu arada Zülfü ile ben pencereden bakan iki güzel çocuğu keşfetmiştik. Camda ağaç dallarının görüntüsü ve iki güzel çocuk. Kadrajımızı ayarladık ve deklanşöre bastık. Balkondan babaanne olduğunu örendiğimiz teyze iki çay bardağını bize uzatıyor… İşte bizim insanımızın konukseverliği. Yurt dışında bulunduğumuz zamanlarda en çok aradığımız, bize özgü özelliğimiz. Yolumuza devam ederken başka bir kadın niçin fotoğraf çekiyorsunuz diye can alıcı soruyu sorudu. Arkasından “çekin, çekin,  Çukurova belediyesine gönderin” köyümüze hiç bakmıyorlar, kanalizasyonumuz yok, yollar çamur içinde, sesimiz olun dedi. Sesleri olabilir miyiz? Bilmiyorum, ama görüntülerini yansıtabiliriz. Güneş pazar günü hiç doğmadı bizim gittiğimiz köylerde. Hep gri ve gizemli bir hava vardı. Salbaşı köyünün etinin güzel olduğunu Adana’da yaşadığım yıllardan biliyorum.

Sonra benim çocukluğumda “Bucak” diye öğrendiğim biber salçasının en güzel yapıldığı Karaisalı Bucağına geldik. Köy meydanında çaylarımızı içtik. Şöyle bir dolaştıktan sonra asıl heyecan çocukluğumun, gençliğimin geçtiği Adana –Pozantı tren hattı göründü. Üzerinden defalarca geçtiğimiz tren yolculuğunun en heyecanlı en görkemli yeri “Varda” köprüsüne geldik. O zamanlar tren yolculuğu sırasında her seferinde belimize kadar sarktığımız o uçurumdan aşağıya her baktığımızda büyülenirdik. En zevkli ve heyecanlı şey trenle Varda köprüsünün üstünden geçmekti bizim için. Gözümde büyüttüğüm köprü tüm ihtişamıyla karşımda duruyordu. 007 James Bond filmleri neden buralarda çekilmez ki diye hep düşünürdüm. İç sesimi duyan olmuş, geçen yıl 007 James Bond filmin bir karesi burada çekildi. Köprü ününe ün kattı. Ziyaretçi akınına uğradı. Etrafını sıkmacılar börekçiler sardı. Ancak köprünün üzerinden tren geçecek ki kadrajımız zengin bir görüntüye sahip olsun. Uçak geçti, otobüs, taksi geçti; ancak görünürlerde tren yoktu. Gezi temsilcimiz Savaş Varlısoydaş kötü haberi verdi arkadaşlara kısa zamanda tren geçmeyecek diye. Tren geçmedi, ama raylar üzerinden çok sayıda mankenler, çocuklar geçti; onların o kadar çok yansımalarını, çeşit çeşit pozlarını çektiklerini gördüm arkadaşlarımın. Fotoğrafçı her yerde çekecek bir şey mutlaka bulur, kanıtını gösterir. Varda Alman köprüsünün tadını çıkarttıktan sonra buraya kadar gelmişken Kapıkaya kanyonunu görmemek olmazdı. Kapıkaya kanyonunda şelale ve manzara fotoğrafları çektik. Kayalardan çıkarken bana yardım eden arkadaşlarıma teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Yolumuza devam ederken canım Çukurova’nın bereketli topraklarında buğdaylar gövermiş; emekçi kardeşimiz tarlasına ilaç atarken görüntülemeden geçemezdik. Aracımızı durdurduk, deklanşör sesi havada yankılanıyordu. Afrin savaşının başladığı bu günlerde bizler Yenicede İnönü –Churchill görüşmesinin yapıldığı barış trenini ziyaret ettik. 2. Dünya savaşında tarafsız kalan Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli kararlarından biridir bu görüşme. Savaşa katılmamak. 30 Ocak -1 Şubat 1943 tarihinde gerçekleşen bu görüşme Türkiye’nin kaderini derinden etkilemiştir. Görüşme sırasında insani bir şey olan acıkan, susayan uykusu gelenlere Türk tarafı konukseverliğini göstermiş Churchill’e ve yanındakilere Adananın eşsiz mutfağından örnekler tattırmışlardır. Eh Adana’ya gelip de şalgam içmemek olmaz. Halkına yalnızca kan ve gözyaşı vaat etmiş olan Churchill şalgamı bardak bardak içmiş. Müzakerelere verilen arada nasıl yapıldığını sormuş. Adananın tanınmış bir şalgamcısı olan kişiyi kalabalığın önüne getirilerek şalgamın tarifinin verilmesini istemişler. Türkçeyi İngilizce kadar iyi bilen Barkins tercümanlık yapmış. Şalgamcı tarifini veriyor ancak benim yaptığım şalgamın bir de sırrı var, onu kimseye söyleyemem diyor. Churchill ise ısrar eder. Koskoca İngiltere’nin başbakanlığını bırakıp Adana’da şalgamcılık yapmayacağım dese de, şalgamcı mesele o değil paşam der. Tabii şalgamcı onun paşa olmadığı hususunda uyarılır. Diplomatik bir tavır sergilemediği söylenir. Şalgamcı tarifi vermemekte ısrarcıdır. Gidişatı beğenmeyen İsmet Paşa duruma müdahale eder. Bakınız, bu şalgamcının sır vermemesi Türklerin tabiatını gösterir ve bizim de müttefiklere ait sırları diğer devletlere vermeyeceğimizin ispatıdır diyerek meseleyi kapatır. Buluşma iki yaşlı kurttun satranç oyunu şeklinde geçmiştir. İsmet Paşa masadan barışla kalkmıştır. Barış treninden sonra odunları ocak şeklinde yığıp arkasından yakarak kömür çıkartan Karaelmas emekçileri denir mi bilmiyorum Torakçıları ziyaret ettik. Ocakları daha çok yaz aylarında yaktıkları için aileler yoktu orada. Yine de bizlerden fotoğraf kaçmazdı. Arkadaşlarım bakraçlarına bakarak neler neler görüntülediler. Ne yazık ki güneşin doğduğunu görmediğimiz gibi battığını da göremedik. Her şeyi planlayan Savaş Varlısoydaş Bey’e, katılan tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Gezi tam planlandığı gibi saat 18 :30 MFD önünde son bulmuştur. Tekrar başka bir gezide görüşmek dileğiyle sağlıcakla kalın.

Kıymet Gündoğdu.

 


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir